HAKKIMIZDA

Anatolia Project olarak yolumuza 2018 yılında başladık, bizi bu başlangıca iten tek şey ise yaşadığımız tecrübelerden çıkardığımız derslerin sonucunda, doğal taşı son noktasına kendimiz götürmek zorunda olduğumuzu anlamamız oldu. Bursa’da kurulan bir aile firması olarak yola 2009’da çıktık,çok şey bildiğimizi düşündüğümüz her anda kendimizi yeni şeyler öğrenirken bulduk ki bunu size şöyle anlatmak istiyoruz, doğal taş binlerce yıldır lüks ve zenginliğin merkez noktası, binlerce yıldır aynı şekilde dağdan kopartılan kayalar aşındırıcılarla kesilip, yüzey aşındırıcı ve temizleyicileriyle parlatılıp mekanlara zamansızlık veriyor.

Bu ne kadar kolay ve klasik bir görüntü değil mi? Hatta siz de şu andan itibaren çok şey biliyorsunuz, ancak gerçek sandığınız kadar kolay mı? Teknoloji çok ilerledi mi? Artık her şeyi robotlar mı yapıyor? Size süreci şöyle anlatalım; Eli arkada, geçmişi başarısızlıklarla dolu bir mühendis doğal taş oluşumuna bakıyor ve diyor ki; burada “TAŞ” var. Sonrasında gözü kara bir yatırımcı bu başarısız adama inanıp bu dağı kesmeye başlıyor ve sonuç tam bir doğa harikası, yaratıcının mucizesi, milyonlarca yıldır orada saklanan benzersiz bir doğal taş, tabi onlar için. Bu taş çamurlu yollardan uçurumların kenarlarından geçerek bir fabrikaya geliyor. Fabrika geçmiş yılların verdiği tecrübe ile taşı nakış gibi işliyor sonrasında, Curie çiftinin plütonyumu seyrettiği gibi, bu tehlikeli taştaki aşık eden güzelliği seyre dalıyor. O sırada bir mimar geçer ve bu efsanevi doğal taşı hayallerindeki sonsuz mekanın başyapıtı olacağına inanıp kullanmaya karar verir. Ardından taşı önce elleri yara olmuş bir usta, mimarın istediği şekle çevirir.

Sonrasında başka bir usta ise elleriyle okşayıp onunla konuşarak ebediyen kalacağı mekana güzellikler saçması için bırakır. Bize gelince; biz bu süreçlerin tamamında yer alıp size zamansız mekanlar yaratmanızda yardımcı olan eli arkadaki mühendis, taşa aşık fabrika, elleri yara olmuş usta, taşı ebediyete uğurlayan sanatçıyız..